SOSYAL GÖÇÜKLER SOHBET

 

Göçükler sadece ihmale uğramış bir sistemin müsaade ettiği bir sel yapılanma da olmadı. ilkeleri gibi Demokrasi, özgürlük, şeffaflık, açıklık ve dürüstlük vesile ile dile getirilen, ama asla bize verilemeyen kavramların göçüşüydü ve aslında bu söylemleri bizleri sömürmek ve sağdırmak için kullanan siyasilerin, söylemleriyle eylemleri arasındaki farkı nasıl yaşattıklarını gözlemleme fırsatını da verdi bize. Siyasi olguların temelinde olması gereken, cumhuriyetin erdemlerinin bu insanlar tarafından nereler düşürüldüğünün emsal ve misallerini gördük. Yaptığımız Sohbetlerde Milliyetçilik adına neler yapılabileceğini büyük ezgilerle yaşadık. Söylemek icap ederse söylenecek söz çok kısa ve özdü: Derin devletin derin bürokratları sivil toplum örgütlerinin gölgesinde kaldı. Türkiye, milletlerinin de gözleri önünde tek beden, tek düşünce ve tek eylem haline geldi. Yardımlaşmanın en güzel ve anlamlı örneklerini yaşadık.

Devletin Ankara da müzakere etme fırsatı bulamadığı konuları sivil toplum örgütleri anında gündeme getiriyor ve çözümlerini buluyordu Kurtarılan canlar, iaşe ve barınma konusunda devleti hiç bir yerde göremedik ilk bir kaç gün. Ama sivil örgütler deprem mahallerinde idiler. İsraillisi,Yunanlısı,İspanyol,İtalyan hep oradaydı. Yunanlıların bedenleri ile olduğu kadar gözyaşlarıyla da sergiledikleri görüntüler belki bu gün olası bir Türk-Yunan barış ve hatta kardeşlik sürecini bile başlatacak düzeylere taşındı bir kalp Ege deki adaların içerisinde kıpkırmızı ve sevgiyle çarpan bir kalp şeklinde yeni bir adacık oluşturularak haritada yerini buldu.